Geceler gibi karanlık geçiyordu gündüzler. Nur’dan bir ışık doğmalı ve bu ışık karanlığı boğmalıydı. Gündüzlerin aydınlatılması yetmez gecelerde aydınlanmalıydı. Kardelen misali sabırlı olmak ve âşık olduğu güneşi görünce ortadan kaybolmak gerekiyordu. Bir şiir yazılması gerekiyordu. Şiirin adı “Çile” olmalıydı. Çileyi de azık yapacak bir küheylan gerekiyordu. Gerekiyordu O’nun yolunda ölmek ya da olmak…
Zaman 1877, Mekân Bitlis’in Hizan ilçesinin İsparit nahiyesine bağlı Nurs köyü. Bir güneş doğuyor ve adına Said Nursi deniliyor. Zamanın âlimi mekâna ( dünyaya ) ehlen ve sehlen diyor. Adeta zaman ve mekân vuslat anını yaşıyor.
Zaman 1885, Mekân Tağ köyü. Said Nursi İlk tahsiline başlamak için ailesinden ayrılıp Tağ köyü medresesine geliyor. Burada fazla kalmayan Said Nursi köyüne geri dönüyor.
Zaman 1893, Mekan Siirt’in Tillo kasabası. Said Nursi bu kasabada bir kubbede inzivaya çekiliyor.
Zaman 1894, Mekân Cizre. Said Nursi Abdülkadir-i Geylanî Hazretlerinden rüyasında aldığı emir üzerine, Cizre’de aşiret reislerinden Mustafa Paşa’yı ikaz için Cizre ve Mardin taraflarına geçiyor.
Zaman 1895, Mekân Bitlis. Said Nursi Mardin’den Bitlis’e sürgün ediyor ve burada iki yıl valinin tahsis ettiği odada kalıyor.
Zaman 1911, Mekân Şam. Said Nursi Emeviye Camii’nde “Hutbe-i Şamiye” adıyla meşhur olan hutbesini veriyor. Ardından Sultan Reşad’la beraber Rumeli seyahatine çıkıyor.
Zaman 1913, Mekân Van. Said Nursi Van’a giderek Şark Üniversitesi’nin temelini attırıyor.
Zaman 1915, Mekân Pasinler. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla milis kumandanı olarak Pasinler cephesinde talebeleriyle Ruslarla çarpışıyor.
Zaman 1916, Mekân Sibirya. Said Nursi Ruslara esir düşüyor ve Sibirya’nın Kosturma şehrine esir olarak gönderiliyor.
Zaman 1922, Mekân Ankara. Said Nursi’nin İstanbul’daki faaliyetleri Ankara Hükümeti’nin dikkatini çekmesi üzerine Ankara’ya davet ediliyor. Meclis’te hoşâmedî ile karşılanıyor. Milletvekillerine namaz konusunda sohbet ediyor.
Zaman 1925, Mekân Burdur. Bediüzzaman Van’dan nefyedilerek önce İstanbul’a oradan da Burdur’a getiriliyor.
Zaman 1925, Mekân Barla. Ömür boyu sürgün hayatı yaşamak mecburiyetinde bırakılan Üsdad Said-i Nursî Hazretleri “Risale-i Nur” adı verilen ve baştanbaşa imân ve Kur’an hakikatlarını ihtiva eden eserlerini telif etmeye başlıyor.
Zaman 1934, Mekân Barla. Üstad Barla’dan Isparta’ya getiriliyor.
Zaman 1935, Mekân Eskişehir. Üsdad Said-i Nursî tutuklanarak muhakeme edilmek üzere Eskişehir’e götürülüyor.
Zaman 1936, Mekân Kastamonu. Üsdad Said-i Nursî Eskişehir’den tahliye edilerek Kastamonu’da ikamete mecbur ediliyor.
Zaman 1952, Mekân İstanbul. Üsdad Said-i Nursî Gençlik Rehberi mahkemesi için İstanbul’a geliyor ve duruşmada beraat ediyor.
Zaman 1953, Mekân Barla. Üsdad Said-i Nursî tekrar Emirdağ’a dönüyor. Ardından yine İstanbul’a gelerek üç ay kadar kalıyor. Patrik Athenagoras’la görüşüyor. On sekiz yıllık ayrılıktan sonra Barla’ya gidiyor.
Zaman 1960, Mekân Urfa. Üsdad Said-i Nursî Isparta’dan Urfa’ya doğru yola çıkıyor. 27 Mayıs ihtilalinin ayak seslerinin duyulduğu günlerde Ramazan’ın 25. günü 23 Mart 1960 Çarşamba gecesi saat 03:00 civarında Urfa’da vefat ediyor.
Zaman 12 Temmuz 1960, Mekân: Ebediyet. Üsdad Said-i Nursî Urfa’da Halilürrahman’da bulunan mezarı açılarak naaşı bir kısım resmi yetkililerce meçhul bir yere götürülerek naklediyor.
Üstad Bediüzzaman’ın Hayat Kronolojisinden kısacık bölümler sunmaya çalıştık. Biz günlerimizi haftalarımızı onun yaptıklarını ve yaşadıklarını yazmak için feda etsek yine yetmez. Fethullah Gülen Hocaefendi de Bediüzzaman’ı bizim için en güzel şekilde söyle özetliyor: “O, bütün ömrünü, Kitap ve Sünnet’in gölgesinde, tecrübe ve mantığın kanatları altında, derin bir aşk ve heyecanla beraber, hep bir muhakeme insanı olarak sürdürmüştür. Akılların Batı düşüncesine kapıldığı ve hızla Sünnet’in inkârına gidildiği bir devrede Bediüzzaman’ın mucizeleri ele alması ve inkârı kabil olmayacak bir seviyede izah ve ispat etmesi, -her işinde olduğu gibi- tektir, orijinaldir, şükran ve minnete lâyıktır.”
Bu sene Bedîüzzaman Hazretleri’nin vefâtının 52. Yılı. Onun dâvâsı, düşüncesi, eserleri hakkında sohbetler yapılıyor, paneller düzenleniyor, seminerler, konferanslar veriliyor. Bizde tüm okurlarımızdan rica ediyoruz “ Üstadımız için gelsin ey Fatihalar, Yasinler ”
Üstadımızı Rahmetle Anıyoruz.
Kronolojik hayat için kullanılan kaynak: fgulen.com
Abdulkadir Biber
23.03.2012 / Bursa
